Japonya'da geçen
yıl kurulan Japon Oya Derneği (Oya No Kai) üyesi kadınlar, incelik
ve sabır isteyen Türk el sanatını öğrenmek için çalışıyor.
Bir televizyon
programında izledikten sonra merak ettiği Türkiye'ye gelen ve hayran
kalan Mizue İmai'nin İzmir'de bir köyde tanıdığı oyayı öğrenmesiyle
başlayan Japon Oya Derneği çalışmaları, ikinci yılını doldurdu.
Mizue İmai'nin ülkesine döndükten sonra bu el sanatını kendisi gibi
merak eden kadınlara öğretmeye başlamasıyla kurulan Oya Derneğinin
üyeleri arasında gazeteci, öğretmen ve ev hanımları da bulunuyor.
Oya Derneği Başkanı Mizue İmai, oyanın Türk ve Japon kadınlarının
temelde aynı düşünen kültürün bir parçası olduğunu gösterdiğini
söyledi. Zor ve bir o kadar da titizlik gerektiren oyayı, Japon
kadınların da büyük bir heyecanla ve sabırla işlediklerini anlatan
İmai, "Derneği kurarken bu kadar çok ilgi olacağını düşünmemiştim.
Aktif üye sayımız 50. Ancak internet ortamında bizimle iletişim
halinde olan ve Japonya'nın uzak köşelerinde yaşayan kadınların
sayısı binleri buluyor" diye konuştu.
Bazı kadınların bu
el işini yaparken zaman zaman zorlandıklarını ancak bir ay içinde
sıradan bir oyayı yapmayı öğrendiklerini anlatan İmai, sabırla
çalışan kadınların ilerleyen dönemlerde bu işi ustalıkla
yaptıklarını kaydetti.
Oya Derneği Başkan Yardımcısı Yuko Kojima da kurdukları derneği iki
ülke dayanışması açısından önemli bulduklarını söyledi. Üyelerinin
büyük bir kısmının Türkiye'yi görmediklerini, bazılarının ise bir
kez Türkiye'yi görme fırsatı bulduklarına dikkati çeken Kojima, "Hiç
görmedikleri bir ülkenin incelik ve sabır gerektiren el işi, Japon
kadınlarını etkiledi. Onlar tıpkı Türk kadınları gibi oya yapmayı
öğrendikten sonra içlerinden geçen duyguları oyaya aktarmayı
öğrendiler. Bu da Türk kadınlarıyla bizim ortak yönümüzü ortaya
çıkarıyor. Yani aynı duyguları taşıyoruz."
Tokyo'da bir oya
sergisi açtıklarını hatırlatan Kojima, gerekli destek ve ilgiyi
görmeleri halinde Türkiye'de de sergi açmayı düşündüklerini
sözlerine ekledi.
Lise Öğretmeni
Yasuko Imamura da iki yıldan bu yana oya işlediğini söyledi. Oya
işlerken kendisini rahatlamış hissettiğini belirten Imamura, "Zor
ancak bir o kadar da keyifli. İşimden fırsat buldukça her gün oya
işlemeyi tercih ediyorum" dedi.
Özel bir şirkette
çalışan Naoko Watanabe ve Mika Tokisugi de Türkiye'ye hiç
gitmediklerini ancak zerafet ve incelik isteyen Türk el sanatını
büyük bir heyecanla öğrendiklerini söylediler. Watanebe ve Tokisugi,
Türkiye'ye görmek istediklerini de ifade ettiler.