Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet
Bahçeli, artan terör eylemleri ve Tunceli Sarıkaya Jandarma
Karakolu'na yapılan terör saldırısına ilişkin bir başsağlığı mesajı
yayınladı. Bahçeli, "Hükümetin gaflet politikaları bölücü terörü
yeniden azdırmış, vatan evlatlarının kaybı ve yaralanması ile
sonuçlanan olaylarda artışlar kaydedilmeye başlamıştır" dedi.
Bahçeli şöyle devam etti:
YANLIŞ POLİTİKALAR
"Hükümetin gaflet politikaları bölücü terörü yeniden
azdırmış, vatan evlatlarının kaybı ve yaralanması ile sonuçlanan
olaylarda artışlar kaydedilmeye başlanmıştır.
Nisan ayının 15’inden itibaren meydana gelen
olaylarda 1 subay, 2 astsubay, 3 er, 2 polis memuru şehit olmuş, 4
Uzman çavuş ve 7 er yaralanmıştır.
Dün gece itibariyle Tunceli İli Sarıkaya Jandarma
Karakoluna yönelik terör saldırısında 1 Astsubay, 1 Uzman Çavuş ve 2
Erimizin şehit olması ve 1’i Astsubay, 6’sı Er toplam 7 askerimizin
yaralanması ile sonuçlanan elim olay aziz milletimizi derin bir
üzüntüye sevk etmiştir.
Özellikle son haftalar içerisinde güvenlik
güçlerimize yönelik saldırılarda ve evlatlarımızın acı kayıplarında
artış yaşanmaktadır. Tercih edilen yanlış politikaların devamı
halinde terörün son bulması da mümkün görünmemektedir.
Yıllardır küresel gücün dayatmalarına boyun eğerek
sürdürülen terörle mücadele siyasetinin sahibi AKP zihniyetinin
geldiği nokta ile sözde açılım adını verdiği bölücülüğe teslim olma
anlayışı artık mutlaka sorgulanmalıdır.
TERÖRLE ANLAŞMA OLMAZ
Senelerden beri sınırları içinde PKK inlerini
barındıran Kuzey Irak yerel yönetimin başı olan Peşmerge Reisi’nin
Hükümet tarafından Ankara’ya davet edildiği bir dönemde yaşanan
saldırılar, gidişattan ders çıkaramayanlar için ibret verici
olmalıdır.
Kanlı bölücü terörün, teröristle ve uzantılarıyla
pazarlık yapılarak son bulamayacağı, mücadelenin başka ülkelerin
insaf ve iznine tâbi olamayacağı, terör inlerini himaye eden Irak’lı
aşiret reisleriyle kucaklaşarak bitemeyeceği, teröristlerin
sınırlarda hükümet tarafından törenlerle karşılanarak ortadan
kaldırılamayacağı yaşadığımız gerçeklerle ortaya çıkmıştır.
Gelişmeler, açılım denen yıkım arayışları ile İmralı
üzerinden PKK ile müzakere yapmaya çalışan hükümetin attığı bütün
yanlış adımları mutlaka gözden geçirmesini zorunlu hale getirmiştir.
TESLİMİYETÇİ SİYASET
Başbakan Erdoğan terörü, taviz vererek
önleyemeyeceğini artık idrak etmeli, kimliklerin tahriki,
milletimizin birbirine düşürülmesi ile barışın da huzurun da
gelmeyeceğini anlamalıdır.
AKP, 2002 yılında Türkiye ölçeğinde sıfır denecek
düzeyde teslim aldığı terörle mücadele seviyesini, geride kalan
dönemlerde heba etmiş; tercih ettiği teröriste sevimli görünme,
bölücülükle uzlaşma arayışları ile gelinen süreçte bugün tahammül
edilmez seviyelere yükselten ilkesiz ve teslimiyetçi siyaseti iflas
etmiştir.
CENAZELERDEN KAÇIYOR
Şehitlerimizin cenaze törenlerinden kaçarak,
milletimizin acısıyla yüzleşmekten korkarak, evlatlarına sahip
çıkanları suçlayarak ve kışkırtarak alınacak yol ve saklanılacak
bahane kalmamıştır.
Sınırdan girenlerin hükümet törenleriyle karşılanıp
serbest kaldığı; pişman değilim diyenin bile muteber hale gelip el
üstünde tutulduğu; Irak’taki yuvalarında elinde silah tutana ise
kimsenin ses çıkartamadığı bu rezaletlerin devamı ile bölücülüğün de
bölücü terörün de son bulması mümkün değildir.
Her terör eylemi, her şehit haberi, terörle
mücadeleyi yabancılara havale etmiş olan ve giderek sıkışan hükümeti
daha fazla taviz vermeye itecek kanlı eylemlerle desteklenen
pazarlık süreci ülkemizin ağır tahribatı ile sonuçlanacaktır.
Kanlı terör örgütünün belini kırmadan, ortadan
kaldırmadan ve bölücülüğü durdurmadan yapılacak her sözde açılım
veya girişim, şiddetin gölgesinde kalmaya ve terör ile yapılan
pazarlığın parçası olmaya devam edecektir.
Her şeye rağmen, hükümetin terörle mücadeleyi giderek
zorlaştırdığı, PKK’nın bütün taleplerinin birer birer yasal
zeminlere oturtulmak istendiği, ağır kışkırtmalara maruz kalan
kardeşliğimizin derinden sarsıldığı bu tehlikeli şartlar altında,
güvenlik güçlerimizin mücadele azmini yüksek tutmak hepimizin en
başta gelen görev ve sorumluluğudur.
Bu hunhar saldırıyı lanetliyor, şehitlerimize Cenab-ı
Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar aziz milletimize ve
Türk Silahlı Kuvvetlerine sabır ve başsağlığı diliyorum."