hergunhaber@gmail.com     
Tel: 0216 310 98 48
 

Özer Uçuran ÇİLLER

 
 

Patronlar

 

Bir şirkette çalışıyor ve o şirketin sahibi veya en büyük ortağı değil iseniz, mutlaka bir patronunuz var demektir. Aslında patron sözcüğünü geniş anlamda kullanırsanız, hayatta patronsuz kimse yoktur diyebiliriz. Eğer çalıştığınız şirketin sahibi iseniz, bu sefer ya para sizin patronunuzdur veya ruhen zayıf olduğunuz bir yönünüz size patronluk yapar. Anlayacağınız hepimizin bir patronu var. Burada inceleyeceğimiz konu, patron-yönetici ilişkileri. Konuyu hem patron, hem de profesyonel ve maaşlı yönetici açısından aldığınızda tarafların bu konuda oldukça dolu olduklarını görürsünüz. Genellikle hem patron, hem de yönetici, karşı taraftan beklentilerini adeta kabul edilmesi olağan bir hak gibi görmektedirler. Şirket sahipleri, beraber çalıştıkları profesyonel yöneticilerden, başta çalıştıkları müesseseye dört elle bağlı olmalarını o şirketin kar ve büyüme amaçlarına katkıda bulunmalarını beklerler. Bunun yanısıra, profesyonel yöneticiden başka şeyler de istenir. Yalnız yapmakla görevli olduğunuz işleri değil, bunların üstüne, yaratıcılığınızı kullanarak, yeni katkılar ve başarılar göstermeniz beklenir. Ve daima, şirket menfaatlerini şahsi menfaatlerinizin üstünde tutmanız arzulanır.
Buna karşın, bir müessesede çalışan yöneticilerin
ise kendi patronlarından, dolayısı ile çalıştıkları şirketten değişik istekleri vardır. Bu isteklerin en önemlisi, güvence ihtiyacının tatmin etme arzusundadır. Kendinin ve ailesinin arzu ettiği, asgari yaşam standardını elde etmek, onun için en tabii haktır. Çalıştığı müesseseden ilgi, yakınlık ve sevgi görmek ister. Yaşamının büyük bir kısmını geçirdiği iş hayatının, kendine huzurlu bir iş ortamı sağlamasını arzu eder. Kendini başarılı görüyorsa,
katkısının, özveri ile çalışmasının karşılığını almak ister. Adil bir mükafatlandırma sistemi bekler. Kendinin sevdiği ve kendini başarılı bulduğu bir görevde çalışmak arzusu taşır. Hani kabul ettirebilirse, kimsenin işine karışmamasını ister. Tabii çoğu zaman böyle bir çalışma ortamı bulamayan yönetici de tam anlamıyla iş mutluluğunu bulamaz olur. Huzursuz bir yönetici de şirketinin kendinden beklediği başarı seviyesini elde edemeyecektir.

Şirket yönetiminde patron yoktur. Şirketin lideri vardır. Ve bu liderin yönetiminde bir ekip bulunur. Anlayacağınız, patronlar size sesleniyoruz, patronluğu bırakın. Gemilerinizin sahibi olun ama, kaptanlığı profesyonel yöneticilere bırakın. Çünkü müesseseleşmenin başka yöntemi yoktur.  

 

 Facebook'ta Paylaş